Melbourne’de Kentsel Tasarım Örüntüleri

Çeviri: İlknur URKUN, Permakültür Platformu

Daha büyük resim için tıklayın

Gün geçtikçe daha fazla insan ihtiyaçlarını evlerinde karşılamaları gerektiğinin farkına vardıkça, permakültür tasarım danışmanlıkları için talep de artıyor. Şu anda Melbourne?de haftada iki ya da üç yere danışmanlık yapıyoruz ve bu makalede çalışmalarımız sırasında ortaya çıkan bazı genel örüntüleri paylaşmak istiyorum.

Her ne kadar müşteri kitlemiz kendi içinde çok çeşitlilik gösterse de -genç çiftler, yaşlı çiftler, yalnız yaşayanlar ve genç aileler gibi- karşı karşıya olduğumuz ortalama tasarım taleplerinin bir tablosunu çizmek gerekirse, hemen hemen tüm müşterilerimiz şu aşağıdakilerin şu ya da bu kombinasyonunu istiyorlar:

– Salatalık yeşillik ve mutfaklık otlar için yoğun sebze bahçeleri
– Domates, patates, mısır gibi sebzeler için daha geniş bahçeler (ya da bunu gelecekte yapabilme seçeneği)
– Yağmur suyunu toplamak, depolamak ve dağıtımını yapmak için depolar
– Meyve ağaçları
– Tavuklar
– Sosyalleşme / ev hayvanları / çocuklar için açık alan
– Basit gri su dönüşüm sistemleri
– Bazı yerli bitki türleri

Geçen hafta bir müşterimiz son derece dürüst davranarak, lafı dolandırmadan, “açıkçası oldukça tembeliz ve fazla çalışmak istemiyoruz” dedi. Bazense satır aralarını okumak gerekebiliyor ama bugün insanların sistemleri kurulduktan sonra bakım için genellikle haftada birkaç saatten fazla zaman ayırmak istemedikleri açık.

Bütçeler çok değişken ama bunun etkisi genelde tasarımın kendisinde değil, kullanılan malzemelerde görülüyor (örneğin bahçe kenarları için geri kazanılmış kereste yerine taş, çelik depo yerine plastik kullanılması).
Aşağıdaki iki örnekte göreceğiniz gibi, detaylar farklılaşsa da, genel örüntü çok benzer.

Kentsel Tasarım Örneği 1 (üstteki fotoğrafta görülen alanın tasarımı)
Kentsel Tasarım Örneği 2

Görüyoruz ki ilk karar verilecek konu genellikle su oluyor; çatı alanından bir yılda ne kadar yağmur suyu elde edilebildiği ve planlanan bahçelerin yağmursuz geçen üç aylık sezonda verimli kalabilmesi için ne kadar su depolanması gerektiğinin (ve bazı durumlarda tuvalet ve çamaşır için ne kadar suyun eve verilmesi gerektiğinin) hesaplanması. Bu hesaplama hemen tüm örneklerde 10.000 ila 30.000 litrelik bir depolama kapasitesi gerektiriyor. Bu hesap -bizim için ciddi bir arka bahçe permakültür sisteminin yararlı bir bölümünden ziyade sembolik bir nitelik taşıyan- 1.000 ya da 2.000 litrelik bir depoya yatırım yapmayı planlayan insanları genellikle çok şaşırtıyor.  Depoyu yerçekimi ile doldurabileceğimiz en yüksek noktaya ve yetiştirme alanında -büyük bir okaliptüsün altı ya da yaz güneşinin öğleden sonra geldiği bir arka köşe gibi- verimsiz bir noktaya yerleştiriyoruz.

Bundan sonra genellikle 1. mıntıka (sebze bahçeleri, çamaşır ipi, kuluçka kutusu, sosyal alan) ile 2. mıntıka (tavukların gezinti alanı, yerli ve diğer destek türlerinden oluşan meyve bahçesi) sınırını belirliyoruz. Eğer tavuklar varsa bu sınır tavukları dışarıda tutacak ve meyve bahçesinin sınırını belirleyecek, kapısı olan bir çit şeklinde oluyor. Mekan kısıtlı ise bu çiti arka bahçe çitinin kenarına L ya da U şeklinde yerleştiriyoruz ve böylece kapılardan geçip çiterden atlamadan kanatlı hayvanlarınız çevrenizde oluyorlar. Tavukların gezinti alanında azot tutucu, kuşları cezbedici, gölge, malç ve tavuklara yem sağlayıcı çeşitli meyve ağaçları ve Akasya gibi hızlı büyüyen destek baklagi türlleri bulunuyor. Yaprak döken meyve ağaçları (örneğin elma, nektarin) kuzeye, yaprak dökmeyenler (örneğin narenciye ve feijoa/kaymak ağacı) güneye dikiliyor.

Sonra sebze bahçesinin yerini belirliyoruz. Genellikle mutfak kapısına en yakın yerde ve ideal olarak Melbourne?nin yakıcı öğleden sonra sıcağından korunmak için batı gölgesi alan ve sıcak yaz rüzgarlarından koruyacak kuzey rüzgarı kesilmiş bir alan oluyor. Eğimli yerlerde sebze bahçesini konturu takip edecek şekilde, daha düz yerlerde ise çeşitli şekiller kullanarak, bahçenin her yerine toprağa basıp sıkıştırmadan ulaşabileceğimiz biçimde yerleştiriyoruz. Yaprak döken meyve ağaçları ve sarmaşıklar ile, genellikle sebze bahçesini öğleden sonra yaz güneşinden koruyamaya ve ev için mevsimsel ısı kontrolü sağlamaya çalışıyoruz.

Sonra erişim yolları belirleniyor ve bunu yaparken mutlaka dairesel bir enerji akışı tasarlamaya çalışıyoruz. Böylece müşteriler mesela sebze bahçelerinin içinden geçip, çamaşırlarını asıp, yumurtaları toplayıp, tavuklara yem verip, meyve bahçesine bir göz atıp, sosyal alandan geçerek eve dönebiliyorlar. Eğimli alanlarda konturu takip eden yollar açıp bunların aynı zamanda mini su kanalları olarak iş görmesini, ağır yağmurlarda fazla suyu toplayıp toprağa geçirmelerini sağlıyoruz.

Bu aşamada, sosyal alanın yeri (bazen incir gibi büyük yaprak döken ağaçların altında oluyor) ile diğer işlevler, mesela çamaşır makinesinin gri suyunun meyve bahçesindeki gri su malç çukuruna gidiş hattı (en az %2 eğim ile) az çok kendiliğinden belirlenmiş oluyor. Çukurun yarattığı nem sadece meyve bahçesinin sulama ihtiyacını azaltmayıp topraktaki yaşamı zenginleştirerek, tavukların protein ihtiyacını karşılayacak böcekleri de besliyor.

Bundan sonra sulama hatlarını belirleyebilir, depodan çıkan boru ile çiti takip edip buradan her bir ağaca ve sebze yatağına damlama hattı çekebiliriz. Genellikle yatay bir kenarda ya da pergolada yazın gölge sağlamak, kışın da ışığa izin vermek için üzüm gibi yaprak döken bir sarmaşık kullanmak mantıklı oluyor. Yine bir su birikintisi, görüntüsü, ışık yansıtması, bazı bitkilerin yetiştirilebilmesi ve birçok faydalı canlıya yuva olması yönünden tercih ediliyor.

Ön bahçenin doğal sınırı veya ön tarafı genellikle yerli türler, belki birkaç zeytin ağacı için uygun düşüyor; artık ölçüm ve çizimleri yapmaya, sistem ayrıntılarını, bitki listesini ve uygulama sıralamasını raporlamaya hazırız.

Yukarıdaki örnekte bu formülü eksiksiz şekilde uyguladık. İkinci örnekte ise mekan kısıtlılığı nedeniyle (evin eklentileri ve küçüklerin daha geniş oyun alanına ihtiyaç duyması nedeniyle) tavuk gezinti alanını en aza indirdik ve bunu öndeki gıda ormanını genişleterek telafi ettik.

Not: Bu iki tasarım da Melbourne’nun permablitz ağının yardımlarıyla uygulanıyor. İlk tasarımın büyük bölümü bir permablitzde uygulandı ve SBS tarafından video kaydı alındı, “Costa’s Garden Odyssey” adlı programda 10 Ağustos 2009’da yayınlanması bekleniyor. İkinci tasarım önümüzdeki bir permablitzde kısmen uygulanacak – detaylar için permablitz.net adresine bakınız. Amanda Cuyler’a tasarımların görselleştirilmesindeki yardımı için teşekkür ederiz.

Orijinal Kaynak: Urban Design Patterns in Melbourne
Dan Palmer, Very Edible Gardens (Melbourne’de bir permakültür danışmanlık ekibi)

4 Responses to “Melbourne’de Kentsel Tasarım Örüntüleri”

  1. murat dedi ki:

    çok güzel yaşam alanı ve kendi yiyecek ihtiyacı burada rahatlıkla yapabilir…benimde bunun gibi daha komplike fikirlerim var .bu fikirleri yapabilirsek kimseye ihtiyacımız olmaz

  2. Deniz dedi ki:

    Murat Bey, hangi şehirdesiniz? Istanbul’daysanız bize katılmanızdan memnuniyet duyarız. Başka şehirdeyseniz bile gruba katılıp hangi aşamalardan geçtiğimizi izleyerek kendi bulunduğunuz şehirde böyle bir uygulama grubu kurabilirsiniz.

    Sevgiler,
    – Deniz

  3. Deniz dedi ki:

    Not düşeyim…

    İlk bahçe gezilerimizden anladık ki sadece özel mülkiyetleri dönüştürerek bile şehirde yapılabilecek çoook şey var ve büyük miktarda gıda üretmek bile mümkün.

  4. ALP ARSLAN dedi ki:

    Merhaba,
    Bu oluşum veya çalışmalar hala devam ediyor mu?
    Ege bölgesinde kendine yetebilen bir sosyal alan tasarlıyorum.
    Bu ve benzeri knularda görüş alıp tasarımı oluşturmak isterim..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*