Toprak ve İlişkileri: Kısa Bir Bakış

Bu yazı 31 Mart 2018 tarihinde Yeşil Gazete‘de yayımlanmıştır.

Toprak deyince çoğumuzun aklına cansız, durağan ve bitkiler ve hayvanların yaşaması için var olan inorganik bir tabaka gelir. Bunun eksik bir tanım olduğunu artık biliyoruz; toprak, içinde karmaşık ilişkiler ağını barındıran, canlı bir ekosistem. Ayaklarımızın altındaki bu “dünyanın” farkına varıp onu derinlemesine keşfetmek; gezegen üstündeki – varsa –  geleceğimize kılavuzluk edebilir.

Çerçevesini çizeceğim bilgilere erişim yaklaşık 150 yıllık bir çalışmayla sağlandı. Gözle, hatta çoğu mikroskopla dahi göremeyeceğimiz bu dünyanın keşfi, 1885’te Albert Bernhard Frank’ın yazdığı bir makaleyle başlıyor. Bilgilerimizin bugünkü haline gelmesini sağlayan en önemli teknolojik gelişmeler arasında ışık ve elektron mikroskopları var. Böylesi mikroskoplarla artık toprağın içindeki mikrobiyolojik canlıların birbirleriyle ve bitkilerle (ve hatta karasal memelilerle) kurdukları ilişkileri anlayabiliyor; 1990’lar itibariyle yapılan çalışmalar sayesinde de bu bilgileri bitkisel üretim alanlarımızda kullanabiliyoruz.

(daha&helliip;)

Toprak ve Karbonun İlişkisi

toprakvekarbon1

Karbon döngüsü yeryüzündeki yaşamın temel gereksinimidir. Toprak Organik Karbon’u (TOK), hayvan ve bitki maddeleri ve çürümenin farklı aşamalarından oluşan toprak organik madde bileşenlerinden biri olarak toprakta depolanan karbonun miktarı olarak tarif edilebilir. Organik karbon temel olarak hayvan ve bitki kalıntıları, ölü ve yaşayan mikroorganizmalar, kök sızıntıları ve toprak biyotasının1 çözülmesiyle toprağa girer. Toprak organik karbonu partikül boyutu, karbon içeriği, devrilme zamanı ve bunun çözülme oranı açısından farklılık gösteren heterojen bir yapıdır. Toprak organik karbonu toprak mikroorganizmaları için ana enerji kaynağıdır. Topraktaki toprak organik maddesi yaklaşık %58 karbon içerir.
(daha&helliip;)

Toprak Besin Ağı – Kara Kutunun Kapağı Açılıyor (2)

Editörün Notu: Yazının birinci bölümünü http://permacultureturkey.org/toprak-besin-agi1/ adresinden okuyabilirsiniz.

Toprak besin ağını düzeltmek

Ne yazık ki, toprak besin ağına dair bilimsel bilgi ancak son yıllarda ortaya çıkmakta. Toprak besin ağının bize neler getirebileceğini yeterince takdir edebilmiş değiliz, Ingham (aşağıda sayılan) yaygın uygulamalarımızın çoğununsa bunu kötüleştirdiğini söylüyor:

  • Toprağın sıkıştırılması.
  • Toprağın sürülmesi, alt üst edilmesi ve kazılması.
  • Kirlilik.
  • Pestisitler.
  • Suni gübreler.
  • (daha&helliip;)

    Toprak Besin Ağı – Kara Kutunun Kapağı Açılıyor (1)

    Soil Food Web

    Eski insanlar, çürüme ve büyümenin doğal döngülerini ”tılsım” ile açıklamışlardır. Bilimsel bir anlayışın eksikliğindeki atalarımız, ekin yetiştirmek için gözlem ve geleneksel uygulamalara bel bağlamışlardı.

    Modern kimyasal tarımsa toprağı anlamakta sadece biraz daha iyi olabildi. Kimyasal tarım, doğal döngüleri kontrol etmeyi başaramayarak, sentetik gübreler ve pestisitlerin kullanımıyla bu döngülerin etrafından dolanır. Kimyasal tarımın görünürdeki başarısına rağmen yapılan sert uygulamalar beraberinde kirliliği, toprak kaybını ve diğer fenalıkları getirir.
    (daha&helliip;)

    Solucan Kompostu

    Grafik: Deniz Üçok

    Solucan kompostu yapmak için öncelikle bahçemizden (veya bulabildiğimiz bir toprak parçasından) küçük, kırmızı renkli solucanlar (eisenia fetida) toplamamız gerekiyor. Solucan dendiğinde ilk aklımıza gelen uzun, tombul solucanları bu işlem için kullanamıyoruz. Nitekim toprak içerisinde esas ayrıştırma işlemini gerçekleştirenler aslında bu kırmızı solucanlar.

    (daha&helliip;)

    Kompost Yapımı

    Kompost yapımı için azot, karbon, hava ve suya ihtiyacımız var. İdeal kompost karışımında kimyasal olarak karbon azot oranı 30:1 olmalı. Ancak pratikteki karbon azot oranını 2:1 olarak düşünmeliyiz. Yani, 1000 litrelik bir karışım için toplamda 660 litre karbonlu, 330 litre azotlu malzeme kullanacağız. (daha&helliip;)