16-19 Mart 2019 Permakültür Tasarım Sertifikası (PDC) Eğitmen Eğitimi

16
Mart
2019

<<– Kurs takvimine dönüş

 

Kayıt ve rezervasyon

Yer ve Gök Onarıcı Tasarım ve Eğitim Atölyesi tarafından düzenlenen kurs en az 8, en fazla 15 kişinin katılımıyla gerçekleşecektir.

Kurs kayıtları sadece Yer ve Gök Onarıcı Tasarım websitesi üzerinden yapılmaktadır.

KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN.


Eğitmenler: Mustafa F. Bakır, Iraz Candaş


(daha&helliip;)

“Sessiz Bahar” Bir Çevre Hareketi Başlattı

“Sessiz Bahar” kitabının tetiklediği çevre hareketi sayesinde kimyasal tarımın zehirli etkilerini başından itibaren biliyorduk. Yaşanan büyük çevresel hasar, yaygınlaşan hastalıklar ve direnç kazanan zararlıların yanı sıra insan sağlığına ilişkin sorunlar da ortaya çıktı.

Sessiz Bahar, Rachel Carson tarafından 1962 senesinde yazılmış bir çevre bilimi kitabıdır. Kitap gelişigüzel zararlı ilacı kullanımının özellikle kuşlar üzerindeki zararlı etkilerini ortaya koyuyordu. Carson, kimyasal endüstriyi  bilgi kirliliği yaratmakla, kamu görevlilerini de endüstrinin savlarını sorgulamadan kabul etmekle suçluyordu.

(daha&helliip;)

Permakültür: “Yapmak”la İlgili Düşünmek

Bu yazı ilk olarak Cumhuriyet Akademi Dergisi’nin 19. sayısında yayımlanmıştır. 

Yazan: Iraz Candaş

Bir sistem en az, ömrü boyunca bakımı ve ömrünün sonunda yenilenmesi için gereken enerjiyi üretebiliyorsa sürdürülebilirdir. Bu tanımla değerlendirdiğimizde, sürdürülebilir olduğu iddia edilen güneş ve rüzgâr enerjisi sistemleri ve hatta insan tasarımı hiçbir teknolojinin öne sürdükleri şeyler olmadıklarını görebiliriz. Bir fotovoltaik panel ömrü boyunca bakımı için gereken enerjiyi üretebilse bile, ömrünün sonunda yeni bir panel üretecek enerjiyi üretmez. Dolayısıyla her zaman dışarıdan, kaynağı sınırlı yani kullanıldıkça azalan bir enerji girdisine ihtiyaç duyar.

Doğaya baktığımızda yapısal ve işlevsel ağ yapıları sayesinde gerçek anlamıyla sürdürülebilirliği sağlamış sistemlerin mevcut olduğunu görebiliriz. Permakültür de bu sistemlerin çalışma ilke ve etiklerini gözlemleyip bunları davranış yönergeleri halinde ifade ederek, artık sezgisel bilgi edinme yöntemlerini kaybetmiş “medeni” insana, ait olduğu yeri hatırlatıyor. Bu süreçte permakültür, kara canlıları olmamızdan yola çıkarak en büyük hocamızın ormanlar olduğunu söylüyor.

Permakültür, 70li yıllarda Bill Mollison ve David Holmgren tarafından geliştirilmiş bir tasarım sistemidir. Tazmanyalı Bill Mollison’un ilk gençlik yıllarından itibaren vatan topraklarında gözlemlediği ekolojik çöküş üzerine kolları sıvamasıyla başlayan süreç, bugün geldiği noktada binlerce Permakültür Tasarım Sertifikası* sahibinin, gezegenin birbirinden farklı bölgelerinde, farklı ölçeklerde ve bağlamlarda sayısız uygulama örneğiyle daha iyi bir dünya için çalışarak permakültürün içeriğini ve sınırlarını genişletmesiyle devam ediyor.

(daha&helliip;)

Fıstıklar ve Zeytinliklerde Solucan Gübresi Uygulaması Örneği

*Öğrencilerimizden Alpay Can’dan solucan gübresi uygulamalarına dair bir deneyim paylaşımı

Toprak-gıda-doğa-insan ilişkisinde bilinçlenme serüvenimiz, aslında okyanus ötesinde 2009 yılında ikizlerimizin dünyaya gelmesiyle başladı desek yanlış olmaz. İster istemez tüketim alışkanlıklarımızı ve tercihlerimizi de değiştirdi bu bilinçlenme. “Temiz ve ‘en az’ müdahale edilmiş gıdaya nasıl ulaşırız?”, “Organik nedir?”, “On adımda GDO” ve “Çim yetiştirme gıda yetiştir” gibi hareketler ile gelişerek, 2014 yılında bir vesile ile Geoff Hocamızın “Permakültür” kavramını açıklayan bir videosuyla karşılamamız bir tasarımcı olmayla tavan yaptı.  Hızlı bir şekilde permakültür ile yoğrulduktan sonra diğer permakültüristlerde olduğu gibi hayata artık sıradan gözlerle bakamaz olduk.  Her çarpıklık, her yanlışlık, toprağı yok etmeye yönelik her hareket gözümüze batmaya başladı.  Hatta bu göze batışlar zamanın Avrupa Park ve Bahçeler Müdürü’nün karşısına çıkıp “Yol kenarlarındaki süs bitkileri için suyu niye hunharca harcıyorsunuz, neden su hasadı yapmıyorsunuz?” mukabilinde cesaret örnekliklerine bile sebep olmuştu.

Biraz daha ileriye saracak olursak filmi, 2016 başında Dr. Ingham’ın sunumunu yaptığı uzunca bir internet seminerinde aslında toprağı ve buna bağlı olarak tüm canlılığı iyileştirmenin ve bakımını yapmanın yolunun toprakta yaşayan, gözle görülmeyen hayat döngüsüne ve buradaki “alışverişe” bağlı olduğunu hayretler içinde bir kez daha öğrendim.  Öğrenecek ne çok şey var! Daha sonra “Bu tarz iyileştirme çalışmaları yapanlar var mı, varsa nedir yolu yordamı?” diyerek başladığımız araştırmamızda, akrabalar ve eş dost aracılığı ile “vermikompost” nam-ı diğer “solucan gübresi” ile buluşup tanıştık.  Bir Fransız atasözü kulaklarımızda çınlar o andan beri; “Toprağı en iyi bilen onun yaratıcısıdır, bu sırrı da yalnızca solucana vermiştir.

(daha&helliip;)

Urla’da PDC Kursu!

    İstanbul’da düzenlemeyi planladığımız PDC kursunu Urla’da gerçekleştirmeye karar verdik!

Iraz Candaş eğitmenliğinde toplam 12 gün ders işlenecek kursun son kayıt tarihi 28 Temmuz.

Türkiye Permakültür Araştırma Enstitüsü’nün kurucusu Mustafa Fatih Bakir ve Türkiye Yapı Biyolojisi & Ekolojisi Enstitüsü‘nün kurucusu And Akman‘ın kursumuza değerli katkılarda bulunacak.

Alman Yapı Biyolojisi Enstitüsü’nün eğitim programından ‘yapı biyoloğu’ ünvanı ile 1992 yılında mezun olan ve uluslararası alanda pek çok proje yürütmüş olan Akman, Yapı biyolojisi üzerine Türkiye’deki ilk çalışmaları başlattı ve Türkiye Yapı Biyolojisi & Ekolojisi Enstitüsü’nü (YBE) kurdu. YBE’nin ilgilendiği alanlar; sürdürülebilir mimarlıktan inovatif yapı malzemelerinden biyoteknolojilere, tıp, ve sosyolojiye kadar genişliyor. YBE, bu alanlar arasındaki ilişkileri kurarak bütüncül çözümlere ulaşılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

(daha&helliip;)

Düzce Otları Tyhce Bereket Festivali’nde ‘Uygulamada Permakültür’ Sunumu

6 – 7 – 8 Mayıs tarihlerinde Düzce’de düzenlenecek olan 2. Düzce Otları Tyhce Bereket Festivali’nde, eğitmenlerimizden Senem Tüfekçioğlu ‘Uygulamada Permakültür’ sunumu yapacak. Kendi hazırladığı Pratik Ev Permakültürü içeriğiyle, evde ve şehirde de permakültürü hayatımıza dahil edebileceğimize inanan ve bu bilgilerin yayılması için çalışan Senem Tüfekçioğlu’nun sunumunu kaçırmayın!

Festival programı için tıklayın.